Cebimdeki kütüphane
Menderes Özel
Kişisel tercihim bu yazıyı internet yerine basılı gazeteden okumanız, ama o başka bir konu... Eski kafalı diye değerlendirebilirsiniz beni, kafam da pek yeni sayılmaz zaten.
Mürekkebin kokusunu, lekesini ve gazete sayfalarını çevirirken çıkardığı sesi sevsem de büyük konuşup “kağıdı hiçbirşeye değişmem” diyemem. Ve “Bakalım zaman ne gösterecek” diye bir cümle kurmaya hazırlanıyorken, aslında benim de elektronik kitaba doğru bir eğilim içinde olduğumu fark ettim.
Henüz bir “elektronik kitap okuyucusu” sahibi değilim. Ancak şu ana kadar kullandığım bir çok cep telefonunu ve hatta oyun oynadığım portatif PlayStation’ım (PSP) yazılımlar aracılığıyla kitap okumaya izin veriyordu. On, belki de yalnızca 5-6 yıl önce evimdeki kitaplarım bana bir güven duygusu verirdi. Çoğunu okumasam da, sırtımı yasladığım duvarda duran 3 bini aşkın kitabın, içerikleriyle her an yardıma hazır, sağlam bir duruşu vardı. Ve ben de bu duyguyu seviyordum.
İlk hangi kitabı indiririm?
Şimdi aynı şeyi elektronik kitap kavramı için düşünüyorum. Cebinde
birkaç yüz gram ağırlıktaki bir mekanizma içinde yüzlerce kitabı
taşımayı kim istemez. Cep kitaplığım için hangi eserleri tercih
ederdim, henüz karar vermedim; ama nasılsa kapasite geniş, kamasutranın
dijital cep arşivimde yer alması da kaçınılmaz.
Geçenlerde İngiltere’de Sony’nin elektronik kitap okuyucusu Sony Reader
piyasaya çıktı. Kindle, iLiad gibi okuyucuların yanı sıra iPod Touch
gibi cihazlar da okuyucu fonksiyonu görüyor. Ne dersiniz, sanırım
kitaplıkları hafifletip, evlerde alan açmanın zamanı geliyor.